Kurumsal

Anasayfa
Haberler
Merkez Tanıtımı
Kalite Yönetimi
Mevzuat
İstatistik
Bilgi Edinme
İletişim

Personel

Kurum  Müdürü
Müdür Yardımcıları
Ustaöğretici ve Öğretmenler
VHKİ
Yardımcı Hizmetler

Kurslar

Modüler Hem Programları
Açılan Kurslarımız
Planlanan Kurslar
Sık Sorulan Sorular
Sertifika Sorgulama
Kurs Başvurusu

AçıkLise Portalı

Açık Lise Kurum Girişi
Açık Lise Öğrenci Girişi
Açık Lise Sıkça Sorulan Sorular
Açık Lise Yararlı Bilgiler

Açık Öğretim Kurumları

Kitaplar ve Ders Notları
Açık İlköğretim Okulu
Açık Öğretim Lisesi
Mesleki Teknik Açıköğ. Lisesi
Mesleki Açıköğretim Lisesi

Keban

Keban Tanıtım
Keban Barajı
Keban Fotoğrafları
Uydudan Keban
Keban Linkleri

Bağlantılar

Milli Eğitim Bakanlığı
Çıraklık ve Yaygın Eğitim  Müd.
Elazığ Valiliği
Elazığ Milli Eğitim Müdürlüğü
Keban Kaymakamlığı
Keban Milli Eğitim Müdürlüğü

AYŞE TEYZE ULUSAL BASINDA

Keban Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından ''Ana Kız Okuldayız'' kampanyası kapsamında açılan kursta okuma yazma öğrenen Ayşe teyzenin haberi ulusal basında yankı buldu. Ayşe Teyzeye köşe yazarlığı teklifleri gelmeye başladı. Kendisinin azmine duyduğumuz saygıyı buradan ifade ederken, kurs öğretmenimiz Songün Hanıma teşekkür ediyoruz. Ayrıntılar için haberin devamına tıklayınız

Keban'da yaşayan 6 kız çocuğu annesi, 8 torun sahibi Ayşe Gedik, Keban Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından ''Ana Kız Okuldayız'' kampanyası kapsamında açılan kursta öğrendiği okuma yazmanın mutluluğunu yaşıyor.

Her sabah erken kalkıp koyunlarını otlatmaya götüren Gedik, öğlen saatlerinde de Halk Eğitim Merkezi'ne gelerek akşama kadar kursta kalıyor.

Dersin ardından tekrar dağda koyunlarının başına dönen Gedik, koyunlarıyla ilgilenirken bir yandan da kursta öğrendiklerini defterine yazarak tekrar ediyor. Gedik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukluğunda çok istemesine rağmen babasının izin vermemesi nedeniyle okula gidemediğini söyledi.

Okuma yazma bilmemenin cefasını çok çektiğini anlatan Gedik, ''Hayattan bihaber yaşıyordum. Böyle bir kurs açıldığı için beni arayıp buldular. Ben de kursa katıldım. Songün Aydemir sayesinde 2 ay gibi kısa sürede okuma yazmayı öğrendim. Okuma yazmayı öğrendikten sonra bulduğum her şeyi okumaya başladım. Kimlik numaramı ezberledim, 155 polis, 156 jandarma, 112 acil yardım ve ambulans olduğunu öğrendim. Cep telefonuna gelen mesajları okuyorum. Faturalarımı okuyor ve artık yatırabiliyorum'' diye konuştu.

-''EŞİME, ''SENİ MAHKEMEYE VERİRİM'' DEDİM-

Gedik, kendisinin başına gelen okula gidememe sorununu ilk iki kızının da yaşadığını, eşinin bu kızlarını okula göndermediğini belirterek, ''Eşime 'eğer kızlarımı okula göndermezsen seni mahkemeye veririm' dedim. İkisi okuyamadı ama sonraki 4 kızım okudu. 3'ü öğretmen, biri özel güvenlik elemanı oldu. Diğer iki kızım da daha sonra okuma yazma kursuna giderek öğrendi ama o burukluğu yaşadım'' diye konuştu.

Ayşe Gedik, okuduğu kitaplar içinde Aşık Veysel'in ''Kara Toprak'' şiirinden çok etkilendiğini de belirtti.

-KAĞIDA DÖKTÜĞÜ DUYGULARI KATALOGDA KULLANILACAK-

Bu arada Gedik, kendisi ve ilk iki çocuğunun da başına gelen okuyamama sorununa karşı okuma yazmayı öğrendikten sonraki duygularını ve yaşadıklarını kağıda döktü. Gedik'in, İlçe Halk Eğitim Müdürlüğü tarafından okuma yazma kurslarının kataloğunda kullanılacak yazısı şöyle:

''Ben okula gidemedim. Çünkü babam göndermedi. Köy öğretmenimiz babama çok yalvardı ama babam dinlemedi. 'Kızlar okula gider mi? Hiç erkeklerle kızlar bir arada okur mu?' dedi. Okula gitmediğim için çok üzüldüm. Okuma tutkusu hep içimde kaldı. Kendi kendime söz verdim eğer benim kızlarım olursa onları okutacağım.

Aradan yıllar geçti evlendim, kızlarım oldu. Okul yaşları gelince babaları okula gitmelerine izin vermedi. Büyük kızlarım ikisini okutamadım. Kızlarımın kaderi bana benzemişti. Eşime söz geçirememiştim. O da babam gibi 'kızlar okumaz' diyordu. Üçüncü kızımın okul yaşı gelince artık dayanamadım. Eşime dedim 'ya bu kızı okula yazarsın ya da seni mahkemeye veririm'. Eşim benim kararımdan vazgeçmeyeceğimi görünce kızımı okula yazmak zorunda kaldı. Kızım okudu öğretmen oldu, küçük kızlarımın ikisini de okuttum. Şu an üç kızım öğretmen. Kızlarımla gurur duyuyorum.

Babama ve eşime inat kızlarımı okuttum. Babam ve eşim 'kızlar okumaz' diyorlardı. Kızlar okur hem de öyle bir okur onlara göstermişlerdi. Kendime verdiğim sözümü yerine getirdim. Ama büyük kızlarımı okutamadım. Keşke onları da okutabilseydim.

Şimdi evde yalnızım çocuklarımın her biri bir yerde. Ben de okuma yazma kursuna gidiyorum. Babamın içimde bıraktığı okuma tutkusunu şimdi gerçekleştiriyorum.''