Keban Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından ''Ana Kız Okuldayız''
kampanyası kapsamında açılan kursta okuma yazma öğrenen Ayşe teyzenin
haberi ulusal basında yankı buldu. Ayşe Teyzeye köşe yazarlığı
teklifleri gelmeye başladı. Kendisinin azmine duyduğumuz saygıyı buradan
ifade ederken, kurs öğretmenimiz Songün Hanıma teşekkür ediyoruz.
Ayrıntılar için haberin devamına tıklayınız
Keban'da yaşayan 6 kız çocuğu annesi, 8 torun sahibi Ayşe Gedik, Keban
Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından ''Ana Kız Okuldayız''
kampanyası kapsamında açılan kursta öğrendiği okuma yazmanın mutluluğunu
yaşıyor.
Her sabah erken kalkıp koyunlarını otlatmaya götüren Gedik, öğlen
saatlerinde de Halk Eğitim Merkezi'ne gelerek akşama kadar kursta
kalıyor.
Dersin ardından tekrar dağda koyunlarının başına dönen Gedik,
koyunlarıyla ilgilenirken bir yandan da kursta öğrendiklerini defterine
yazarak tekrar ediyor. Gedik, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
çocukluğunda çok istemesine rağmen babasının izin vermemesi nedeniyle
okula gidemediğini söyledi.
Okuma yazma bilmemenin cefasını çok çektiğini anlatan Gedik, ''Hayattan
bihaber yaşıyordum. Böyle bir kurs açıldığı için beni arayıp buldular.
Ben de kursa katıldım. Songün Aydemir sayesinde 2 ay gibi kısa sürede
okuma yazmayı öğrendim. Okuma yazmayı öğrendikten sonra bulduğum her
şeyi okumaya başladım. Kimlik numaramı ezberledim, 155 polis, 156
jandarma, 112 acil yardım ve ambulans olduğunu öğrendim. Cep telefonuna
gelen mesajları okuyorum. Faturalarımı okuyor ve artık yatırabiliyorum''
diye konuştu.
-''EŞİME, ''SENİ MAHKEMEYE VERİRİM'' DEDİM-
Gedik, kendisinin başına gelen okula gidememe sorununu ilk iki kızının
da yaşadığını, eşinin bu kızlarını okula göndermediğini belirterek,
''Eşime 'eğer kızlarımı okula göndermezsen seni mahkemeye veririm'
dedim. İkisi okuyamadı ama sonraki 4 kızım okudu. 3'ü öğretmen, biri
özel güvenlik elemanı oldu. Diğer iki kızım da daha sonra okuma yazma
kursuna giderek öğrendi ama o burukluğu yaşadım'' diye konuştu.
Ayşe Gedik, okuduğu kitaplar içinde Aşık Veysel'in ''Kara Toprak''
şiirinden çok etkilendiğini de belirtti.
-KAĞIDA DÖKTÜĞÜ DUYGULARI KATALOGDA KULLANILACAK-
Bu arada Gedik, kendisi ve ilk iki çocuğunun da başına gelen okuyamama
sorununa karşı okuma yazmayı öğrendikten sonraki duygularını ve
yaşadıklarını kağıda döktü. Gedik'in, İlçe Halk Eğitim Müdürlüğü
tarafından okuma yazma kurslarının kataloğunda kullanılacak yazısı
şöyle:
''Ben okula gidemedim. Çünkü babam göndermedi. Köy öğretmenimiz babama
çok yalvardı ama babam dinlemedi. 'Kızlar okula gider mi? Hiç erkeklerle
kızlar bir arada okur mu?' dedi. Okula gitmediğim için çok üzüldüm.
Okuma tutkusu hep içimde kaldı. Kendi kendime söz verdim eğer benim
kızlarım olursa onları okutacağım.
Aradan yıllar geçti evlendim, kızlarım oldu. Okul yaşları gelince
babaları okula gitmelerine izin vermedi. Büyük kızlarım ikisini
okutamadım. Kızlarımın kaderi bana benzemişti. Eşime söz geçirememiştim.
O da babam gibi 'kızlar okumaz' diyordu. Üçüncü kızımın okul yaşı
gelince artık dayanamadım. Eşime dedim 'ya bu kızı okula yazarsın ya da
seni mahkemeye veririm'. Eşim benim kararımdan vazgeçmeyeceğimi görünce
kızımı okula yazmak zorunda kaldı. Kızım okudu öğretmen oldu, küçük
kızlarımın ikisini de okuttum. Şu an üç kızım öğretmen. Kızlarımla gurur
duyuyorum.
Babama ve eşime inat kızlarımı okuttum. Babam ve eşim 'kızlar okumaz'
diyorlardı. Kızlar okur hem de öyle bir okur onlara göstermişlerdi.
Kendime verdiğim sözümü yerine getirdim. Ama büyük kızlarımı okutamadım.
Keşke onları da okutabilseydim.
Şimdi evde yalnızım çocuklarımın her biri bir yerde. Ben de okuma yazma
kursuna gidiyorum. Babamın içimde bıraktığı okuma tutkusunu şimdi
gerçekleştiriyorum.''