Ana Menü

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



 Meb Haberler

           Foto Albüm

 

 E- Devlet

 MEB Linkleri

 Yerel Linkler

Güzel Sözler

Milli Eğitim Bakanlığı
MEB Duyurular
MEB Haberler
MEB Bilgi Edinme
İlsis
Sınavlar
Açık Öğretim Lisesi
Elazığ Valiliği  
Keban Kaymakamlığı  
Elazığ Belediyesi  
Fırat Üniversitesi  
Baraj ilköğretim Okulu  
Keban ÇPL  
Keban Gazetesi  
  "İletişime önem veriniz.Mevcut problemlerin                   büyük bir bölümü iletişim sorunlarından kaynaklanmaktadır."                   M.Kemal Atatürk


""Hedefe yalnız çocukları yetiştirerek ulaşamayız.                    Çocuklar geleceğindir. Çocuklar geleceği yapacak adamlardır.                    Fakat geleceği yapacak olan bu çocukları yetiştirecek analar, babalar, kardeşler                    hepsi şimdiden aydınlatılmalıdır ki yetiştirecekleri çocukları bu millet ve memlekete                    hizmet edebilecek, bilgili ve yararlı şekilde yetiştirsinler".                                   Kemal Atatürk                  


"Yanlış adım attığınızı fark ettiğinizde, geri                   adım atmaktan kaçınmayın" Atatürk


"Ne kadar                   anlatırsan anlat karşındakinin anladığı kadar anlatırsın" Hz                   Mevlana


"İyi bir başlangıç iyi bir son getirir."                   Anonim"Memleket Gençlerini Ekonomik ve Sosyal hayata doğrudan etkili kılabilmek için gerekli olan temel bilgileri uygulamalı olarak verme usulü eğitimimizin esasını teşkil etmelidir."

Güzel Sözler

 

 KEBAN

Keban İlçesi Elazığ'ın Batısında ve 46km uzaklıkta küçük ve tatlı bir ilçesidir. İlçe doğuda Elazığ; batıda Malatya ili Arapgir ilçesi; kuzeyde Tunceli ili Çemişgezek ilçesi; kuzeybatıda Ağın ilçesi ve güneyde de Baskil ilçeleriyle çevrili bir alanda olup yüzölçümü 548 km2 dir.

Keban'ın hangi tarihte kurulduğu ise kesin olarak belirlenememiştir. Cenevizliler dönemine hatta bazı rivayetlere göre de ilk çağlara kadar dayandığı söylenmektedir. Bir maden arama merkezi olarak tarihi bilinen Keban'ın gümüş ve kurşun madenlerinin işlendiği yine tarihsel bazda ele alınmıştır.

Kültürel değerler bazında Keban ilçesi zengin bir kültüre sahiptir. Keban' da çeşitli hikaye, efsane, türküler ve oyunları bilinmektedir.

Keban ilçesinin ilçe merkezi nüfusu 6500, köylerin nüfusu 2633 olup toplam 9133 toplam nüfusa sahiptir. Nüfus yazın ağırlıklı olarak köylere dağılır. İlçenin genç nüfusu ise ağır basmaktadır.

Eğitim yönünden Keban iyi bir potansiyele sahip olup başarı düzeyi yüksektir.

İlçemizin 30 adet köyü bulunmaktadır. İlçenin yüzölçümünün 78.3 km2 si tarım arazisidir. 139.2 km2'lik bir alan çayır mer'a, 174 km2 baraj gölü ve 156 km2 ise tarım dışı arazidir. Keban Barajı' nın yapımı dolayısıyla ova köyleri göl sahasının altında kalmıştır. Diğer arazilerde ise sulu tarıma elverişli alan miktarı az ve arazi engebelidir.

İlçemizde sanayi kuruluşu bulunmamaktadır. Tarıma elverişli arazinin de azlığı sebebiyle ilçe merkezinde, köylerimizde halkımız geçim sıkıntısı içerisindedir. Bu Durumu göz önüne alan Keban Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı geliştirdiği çeşitli projelerle halkın geçim gücüne birer destek sağlamakta ve gelir ve yardıma ihtiyacı olan kişilerin ihtiyacını karşılamaktadır.

Keban Adı

Keban ismi ile alakalı olarak fazla çalışma olmadığından bu ismin etimolojik izahını tam olarak yapamamaktayız. Ancak bazı kayıtlara göre “Dağ Yolu” manasına gelmektedir. Türkler yaşadıkları coğrafyadaki su, dağ, nehir, boy isimlerini gittikleri coğrafyada da kullanıyorlardı.

Mesela Türkistan’da yıllarca kıyılarında yaşadıkları Seyhun ve Ceyhun nehirlerinden esinlenerek Anadolu’da bu iki nehrin adını Seyhan ve Ceyhan olarak kullanmışlardır. Elazığ ve civarında Hazar devleti ile alakalı olarak kullanılan birçok ad vardır.

Günümüzde kullanılan Hazar dağı, Hazar gölü adları buna en güzel örneklerdir. Buradan yola çıkarak Hazarlar’ ın İdil, Yayık, Kuban ve Don gibi dört büyük nehir üzerinde kurulduğunu da hatırlayarak Keban adının Hazarlar’ ın yıllarca çevresinde yaşadıkları Kuban nehrinin yansıması olarak Fırat nehri kıyısında kurulan Keban ilçemize ad olarak verilmesi de mümkün görünmektedir.

“Keban” ismi en eski yazılış olarak “Keben” şeklindedir. Keban adının anlamı ise yaygın olarak “üstten aşma, aşırtma” şeklinde kabul edilmektedir. Keban adının en doğru izahının Keban’ın coğrafi konumu ile alakalı olarak “dağ yolu” manasına geldiği iddia edilmektedir.

Zira Keban’dan Taşbaşı mevkiine kadar olan 2.5 saatlik mesafenin yolu mani ve yalçın kayalarla kaplıdır.

İlçenin Coğrafi Konumu

Keban, Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Fırat bölümünde yer alan küçük bir ilçedir. Doğuda Elazığ, batıda Arapgir, kuzeyde Çemişgezek, kuzeybatıda Ağın, güneyde ise Baskil ile çevrili olup yüzölçümü 543 km. karedir.

Keban ince uzun bir şerit halinde küçük bir suyun kenarında ve dağların arasına yerleşmiştir. İlçe merkezi doğudan batıya doğru uzanan Bezirgan deresi, Nallı Ziyaret tepesi, Bendin Taşı ve Seftil tepesi arasında sıkışmış bir vadidedir. Bu vadi 2.5 km. kadar uzanır ve meyve bahçeleri ile kaplıdır. Deniz seviyesinden yüksekliği 780 m.dir. Fırat nehri ise ilçeyi adeta kıskaca almıştır. Keban Bulunduğu mevki olarak Keban ilçesi 3. derece deprem bölgesindedir.

Türk Hakimiyetinden Önce Keban

Keban barajının yapımı sırasında İstanbul Üniversitesi ve ODTÜ tarafından yapılan kurtarma kazılarında elde edilen arkeolojik malzemeler Keban ve çevresinin tarihine önemli ölçüde ışık tutmuştur. Kazılarda çıkan malzemeler Elazığ Arkeoloji ve Etnografya müzesinde sergilenmektedir. Tarihi belgelerin ışığı altında Keban ve çevresinin tarihi ile ilgili olarak şu bilgileri verebiliriz.

Ele geçen malzemeden anlaşıldığı kadarıyla Keban ve çevresinde Kalkolitik çağa (M.Ö.5500-3500) ait yerleşmelerde görülen basit taş temelli , kerpiç duvarlı, düz damlı evlerden ve mezarlardan elde edilen zengin buluntulardan yöreye özgü bir kültürün varlığı ortaya çıkarılmış ve ayrıca bu bölgenin Kuzey Suriye, Mezopotamya, İran ve Orta Anadolu ve yakın ilişki içinde olduğu saptanmıştır. Bu çağın sonlarına ait Korucutepe’ deki mezarlarda bakır, kurşun ve gümüş gibi madenlerden yapılmış eşya ele geçirilmiştir.

İlk Tunç çağında (M.Ö.3500-2000) Keban baraj gölü alanı çok yoğun bir yerleşime sahne olmuştur. Bu çağın son evresine ait olan Norşuntepe’ deki saray, bölgenin mimari zenginliğini ortaya koymaktadır. Bu yerleşmelerde ayrıca insan yüzü betimlemelerini yansıtan kutsal ocaklar ortaya çıkarılmıştır. Değirmentepe, Taşkun mevkii, Pağnik, Kalaycık yerleşmelerinde de çağın sanatını yansıtan boya bezekli ya da kabartmalı çanak çömlekle, pişmiş topraktan, taştan ve kemikten aletler ele geçirilmiştir.

M.Ö. 2000 yıla tarihlenen Orta Tunç ve Son Tunç çağlarında Keban bölgesi Hititler’ in komşusu İşuvalılar’ ın egemenliğine girmiştir. Bu çağın büyük merkezleri kabul edilen Korucutepe ve Norşuntepe’de anıtsal surlar, yer altı geçitleri ve özellikle Hitit (Luvi) hiyeroglifi ile yazılı mühür ve mühür baskıları bulunmuştur. Asur ticaret kolonileri ve Hitit dönemleri çanak çömlek örneklerine Tepecik’ te de rastlanmıştır.

M.Ö.1000 yılda başlayan Demir çağında Keban yöresinin Urartu krallığının sınırları içerisinde bulunduğu , Norşuntepe, Değirmentepe, Haraba gibi merkezlerde yapılan kazılardan ve Palu yazıtından saptanmıştır. Ayrıca Norşuntepe’ de kuyu tipi bir mezarda bulunan at iskeletlerinden bölgenin İskit akınlarına uğradığı da anlaşılmıştır.

Pağnik, Kalecik, Kalaycık, Kilisedüzü, Aşvan, Taşkunkale ve Haraba’ da, Keban’ın Hellenistik dönemde yoğun olarak iskan edildiğini gösteren buluntular çıkarılmıştır. Bu merkezlerde eski adı Arsamosata olan Haraba ve yuvarlak burçlu suruyla Pağnik dikkat çekicidir.

Keban baraj gölü alanındaki Bizans kalıntılarının üstünde M.S. 11-13. Yüzyıllarda yoğun bir Selçuklu yerleşiminin varlığı saptanmıştır. Bu dönem kalıntıları Haraba, Tepecik, Taşkunkale, Aşvan Han İbrahim Şah, Kalaycık ve Kalecek’ te bulunmuştur. Taşkunkale ve Kalaycık’ taki İlhanlı yapıt ve sikkeleriyle Kalaycıktaki Artukoğulları sikkeleri kalıntıların tarihlenmesine yardımcı olmuştur.

Türk Hakimiyetinden Sonra Keban

Bölgede ilk Türk hakimiyeti Selçuklular devrinde başlar. Selçuklu komutanlarından Çağrı Bey, 1017 yılında 3.000 kişilik ordusu ile birlikte Ağın üzerinden gelerek bölgeye girmiş, daha sonra Türk akınlarının geçiş yerleri bu topraklardan olmuştur. 1070’den sonra Keban, Çubukoğulları, Artuklular, Anadolu Selçukluları, Dulkadiroğulları, Akkoyunlular ve Safeviler’ in idaresine girmiştir.

Osmanlı öncesi Türk hakimiyetinde Keban hakkında fazla bilgiye sahip değiliz. Ancak Keban’ın da Harput ve havalisinde meydana gelen siyasi gelişmelerin dışında kalmadığını tahmin ediyoruz.

Harput ve havalisi Yavuz Sultan Selim’ in Şah İsmail’e karşı yaptığı Çaldıran savaşından sonra(l5l5) Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Yavuz Sultan Selim savaş dönüşü Doğu Anadolu’nun fethinin tamamlanması için Bıyıklı Mehmet Paşayı görevlendirmiştir. Bölgede Osmanlı hakimiyetinin tesisinde müverrih İdris-i Bitlisi’nin de çok büyük rolü olmuştur. 1515 yılında Karaman Beylerbeyi Hüsrev Paşa kumandasında büyük bir ordu harekete geçerek Harput ve havalisini fethettikten sonra Diyarbakır tarafına yönelmiştir. Osmanlı hakimiyeti döneminde Keban genellikle madencilik faaliyetleri ile gündeme gelmiştir.

                                          Kaynak : Vikipedi, özgür ansiklopedi



 E- Devlet

 MEB Linkleri

 Yerel Linkler

Güzel Sözler

Milli Eğitim Bakanlığı
MEB Duyurular
MEB Haberler
MEB Bilgi Edinme
İlsis
Sınavlar
Açık Öğretim Fakültesi
Elazığ Valiliği  
Keban Kaymakamlığı  
Elazığ Belediyesi  
Fırat Üniversitesi  
Baraj ilköğretim okulu  
Keban ÇPL  
Keban Gazetesi  
  "İletişime önem veriniz.Mevcut problemlerin                   büyük bir bölümü iletişim sorunlarından kaynaklanmaktadır."                   M.Kemal Atatürk


""Hedefe yalnız çocukları yetiştirerek ulaşamayız.                    Çocuklar geleceğindir. Çocuklar geleceği yapacak adamlardır.                    Fakat geleceği yapacak olan bu çocukları yetiştirecek analar, babalar, kardeşler                    hepsi şimdiden aydınlatılmalıdır ki yetiştirecekleri çocukları bu millet ve memlekete                    hizmet edebilecek, bilgili ve yararlı şekilde yetiştirsinler".                                   Kemal Atatürk                  


"Yanlış adım attığınızı fark ettiğinizde, geri                   adım atmaktan kaçınmayın" Atatürk


"Ne kadar                   anlatırsan anlat karşındakinin anladığı kadar anlatırsın" Hz                   Mevlana


"İyi bir başlangıç iyi bir son getirir."                   Anonim"Memleket Gençlerini Ekonomik ve Sosyal hayata doğrudan etkili kılabilmek için gerekli olan temel bilgileri uygulamalı olarak verme usulü eğitimimizin esasını teşkil etmelidir."

Güzel Sözler

 

  Meslek Lisesi Memleket Meselesi



 

                                                                                                  Elazığ-Keban Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü                                                         bulertasarım